Embed

zamanının hikayeleri

Dün belgesel kanallarını dolaşırken stephan hawkins'in zaman, zaman yolculuğu belgeseline denk geldim. fizikten hiç anlamam ama o kadar güzel anlatılmışki olay resmen olayı çözdüm.

ana hatlarıyla şöyle diyro hawkins 'zamanda ileri gitmenin yolu ışık hızına yaklaşan bir hızla seyehatten geçiyor, fakat zamanda asla geri gidemezsin.'

bilimsel açıdan hawkins in dediği bu teorem aslında yıllardır hepimizin bildiği, ölenleri arkasından, sevgilinin gitmesinden sonra, boşandıktan sonra sıklıkla tekrar ettiğimiz cümle. geri dönüp zamanı değiştiremiyeceğine göre ileriye bakıp geleceğe yön ver.

 

geçmişi en çok malzeme yapan hep din olmuştur. din geçmişi örneklendirerek geleceğe şekil verir. mesela firavun onu bunu dedi, bizde ortamı dağıttık gibi. gelecekle ilgili olarak dindeki bu boşluğu dindar kahinler üstlenir. din bu yüzden asla sert bir şekilde falcılık, kahinlik gibi şeyleri yasaklamaz. yasak koymasıyla beraber gelecekle değil geçmişle uğraşır olarak bulur kendini. gelecek vaad etmeyen hiçbir şeyde (ben bile) yaşam şansı bulamaz.

öyleyse,

bilimden dine, güzel sanatlara, esnaflığa, sanaiye, herşey hatta annem bile gelecek vaad ediyor, gelecek satıyor. seni bu kızla evlendireceğim sözü bile benim günümü değil yarınlarımı hedef alır.

din, siyaset, sanat, iş herşey yarınlara odaklı ama hepside geçmişinden güç alıyor. şimdi açıkta sadece bugün kalıyor. kimse bugünü hesaba katmıyor. yataktan kalkarken pek azımız bugünü çoğumuz emeklilik yada piyangodan para çıkacak o mutlu günü düşünerek kalkıyoruz.

 

şimdi zamanda bir yolculuk yapalım. yarına veya düne değil zamanda bugüne yolculuk yapalım. zamanda bugüne ışınlanan herkez emin olunki yarınn çok daha sağlam basacak ayaklarının üzerine.


Kaynak : barbut.blogcu.com

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !